Bir önceki yazımızda (Network Marketing Nedir? – 1) sizlere para kazanma yöntemlerini açıklamış ve evden işler ile network marketing tanımını yapmıştık. Bu yazımızda ise network marketing iş modelini anlamak için çok basit tanım ve örneklerle sizlere yardımcı olmaya çalışacağız.

Network Marketing İş Modeli

Gelin bu aşamada öncelikle network marketing iş modelini anlamaya çalışalım. Bazı şirketler acaba neden klasik ticaret yerine böyle bir modeli tercih etmiştir? Bunu anlamak için ticaretin esaslarına bakmak gerekir. Ticarette esas olan nedir? Pek tabi ki ürünü ya da hizmeti en son kullanıcıya ulaştırmaktır. Normalde firmalar bunun için:

  • Satış ekiplerini ve distribütörleri istihdam ederler,
  • Ekiplere işleri öğretirler,
  • Sertifika ve resmi izin belgeleri almak için bürokrasi ile uğraşırlar,
  • Lojistik, ofis ve kırtasiye ihtiyaçları karşılarlar,
  • Maaş, vergi ve diğer masrafları yüklenirler.

Bunu yaparken de;

  • Bir satış mağazası açabilirler,
  • Kendileri üretip başkalarının mağazalarında sattırabilirler.

Tüm bunların risklerinin ve masraflarının ne denli fazla olabileceğini tahmin edersiniz. Çılgınca bir rekabet, ekonomik ve siyasal kriz riskleri, sürekli artan işçi maliyetleri ve vergi yükleri, bununla birlikte artan diğer giderler. Bunların üzerine çok önemli diğer bir maliyeti de eklemek gerekiyor. Piyasada bilinirliği ve satışları arttırmak için başvurulan en önemli harcama olan reklamları.  Tek bir ürün satmadan, daha kuruluş aşamasında reklamlar için harcanan paraları, girilen mali riskleri bir düşünsenize.

Network Marketing Neyi Değiştirmiş?

Peki network marketing neyi değiştirmiş, nasıl bir model ortaya koymuş? Şunu bilmeliyiz ki network marketing, sadece reklam giderlerini ortadan kaldıran bir iş modeli değil. Bununla birlikte iş kurma, dükkân açma, sertifika ve izin belgesi alma, tedarikçi veya müşteri bulma, kırtasiye, kira, nakliye gibi giderleri de sıfırlıyor. Peki, ortada kalan fazla para nereye gidiyor? Tabii ki firmalar para kazandıkça, kendisini tavsiye eden kişilere kendi kârından pay veriyor. Öyle ki: network marketing şirketleri karlarının %70’e kadar varan kısmını distribütörlere ödeyebiliyorlar.

İşin en heyecan verici kısmı ise şu: Kimsenin sonsuz sayıda çevresi olamayacağından hareketle, birine evet diyen kişilerin çevresi de onun çevresi olarak kabul ediliyor. Yani siz çevrenize, çevreniz ise kendi çevrelerine tavsiye ediyor, sağlanan katma değerden siz de faydalanıyorsunuz.

Acaba neden sizin de sonradan sağlanan bu katma değerlerden pay aldığınıza yönelik şöyle bir örnek verelim: Günün birinde komik bir video çektiniz ve WhatsApp grubunda paylaştınız. Bir arkadaşınız bunu başkasına, o da başkasına gönderdi. Sonradan biri YouTube hesabına yükledi. Video o kadar beğenildi ki, büyük bir hızla yayıldı ve çok fazla izlenme sayısına sahip oldu. Bu durumda ne olur? YouTube daha fazla gelir sağlamış olur ve videoyu ilk olarak yükleyen kişiye de bazı ödemeler yapar.

Network marketing de buna çok benzeyen ama daha avantajlı bir konsepte sahip. Bu konsept şöyle çalışıyor:

  • Kullandığınız ve faydasını gördüğünüz ürünü tavsiye etmek;
  • Tavsiye etme sayısını arttırarak her bir kişinin daha fazla kişiye ve daha fazla satış sayısına ulaşmasını sağlamak.

Buradaki avantajlı kısım ise şu: Network marketing sadece sizin bulduğunuz yeni müşteriler için değil, ağınıza dahil olan diğer kişiler için de ödeme yapıyor. Ama bir yandan da bu ödemeyi sadece tek kişiye değil, sıralı olarak o hatta bulunan herkese yapıyor.

Bu ödeme planını daha iyi anlamak için şubeleri olan bir emlak firmasını ele alabiliriz. Bu firmanın merkez ofisi, sattığı ve kiraladığı evlerden para kazanır. Peki, bu merkez ofise bağlı olarak çalışan diğer ofisler ev sattığında ya da kiraladığında ne olur? Pek tabi ki, merkez ofis, bu durumda da gelir elde eder.

Network marketing ticaretinde de aynen emlakçılara benzer bir distribütör ağı kurma mantığı mevcuttur. Dolayısıyla hem kendi satışlarınız hem de ağınızdaki distribütörlerin satışlarından dolayı, şirket tarafından ödüllendirilirsiniz.

Ampulü ilk bulan kimdir? sorusuyla devam edelim. Hepinizin Edison dediğinizi duyar gibiyim. Hayır, ampulü ilk bulan kişi Edison değildir. Edison, ampulün daha işlevsel hale gelmesini sağlamıştır. Elektriğin, direkler vasıtasıyla şehirlere ve kasabalara ulaşması için uğraşmış, yani ağlar kurmuştur. Kurduğu bu ağlar vasıtasıyla ampul, ihtiyaç duyulan bir nesne haline gelmiştir. Edison ise bu sayede meşhur olduğu gibi sürekli akan bir gelire de sahip olmuştur. İşte network marketing de üretici ile nihai tüketici arasında, iki tarafa da faydalı olacak bir ağ kurmak işidir.

Ama bu ağı kurarken kendinize ait bir ürün ya da özel bir kabiliyete ihtiyacınız yoktur. Risksiz ve maliyetsiz olarak kurduğunuz bu işte, başkalarının çabaları da sizin gelir hanenize yazılır. Yani size bağlı satış noktaları oluşturur, aracı ve toptancıların yapmış olduğu satışa sizler de ortak olursunuz. Peki, şu anda bu işi yapmaya başlayacak kişilerin bu işten kazancı neler oluyor?

Birincisi, tanıdığı ve güvendiği kişinin tavsiyesine uyarak, onun deneyip faydasını gördüğü bir ürüne, hiç zahmetsiz olarak erişmiş oluyor. İkinci olarak, bu ürünü firmadan alırsa çok daha uygun fiyata alıyor ve ömür boyu ekstra indirimler kazanma şansına sahip oluyor. Üçüncü kazancı ise firmanın temsilcilik hakkına kavuşarak firmayla bir diğer müşteriyi kayıt ya da perakende satış yoluyla buluşturma imtiyazını elde ediyor olması.

Network Marketing Üyeliği Nedir?

Gelelim bir de üyelik ya da distribütörlük sözleşmesi mevzuuna. Maalesef ülkemizde özellikle evlerimizin kapısına gelerek yapılan bazı satışlarda imzalanan sözleşmeler nedeniyle çok ciddi mağduriyetler yaşandığı doğrudur. Bundan dolayıdır ki çok fazla kişi network marketing firmasına üye olduğu taktirde ciddi yükümlülükler altına gireceğini zannediyor.  Bunu bir örnekle açıklığa kavuşturmak istiyorum.

Herhangi bir mağazada 500 TL’lik ürün aldığınızı farz edelim. Kasaya gittiğinizde kasiyer size bir form uzattı ve bu formu doldurursanız ürünlerinin fiyatının 400 TL’ye düşeceğini söyledi. Bu form sayesinde, sonraki alışverişlerinizde artan oranlarda indirim kazanacağınızı ekledi. Ürünleri beğenir ve arkadaşlarınıza tavsiye edip onların da bu mağazadan almasını yol açarsanız size ekstra primler verileceğini de belirtti. Ayrıca kimseyi getirmek ya da aynı mağazadan tekrar ürün almak zorunda olmadığınız noktasında sizlere teminat verdi. Bu durumda ne yapardınız? Bu formu doldurmak akıllıca olurdu değil mi? İşte network marketing işinde de üyelik sistemi aynen bu şekilde uygulanmaktadır.

Network Marketing Yasal mı? & Etik mi?

Bu modeli anlamaya çalıştıktan sonra network marketing ticareti yasal ve etik mi sorusuna geçelim. Network marketing firmaları ağızdan ağza reklam yolunu kullandıkları için pek çok kişi tarafından duyulmamış olabiliyor. Televizyon reklamı vermiyor olmak bir ticari tercih sebebi olsa da bu şirketlerin yasal olmalarına bir engel değil. Çünkü network marketing şirketleri gerçek bir talep karşısında, gerçek ürünleri piyasaya sürüyorlar.

Network marketing firmalarının, bir ülkede faaliyet gösterebilmeleri için gerekli sertifikalara ve devlet izinlerine sahip olmaları gerekir. Örneğin Türkiye’de Ticaret Bakanlığı başta olmak üzere resmi izinlere sahip olmadan faaliyet gösteremezler. Ayrıca 2013 yılında çıkarılan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun,  ile network marketing sektörü, hukuki bir zemine oturtulmuştur.

Sonrasında 2014 tarihli 6563 sayılı “Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkındaki Kanun” çıkarılmıştır. Bu kanuna binaen yayımlanan “İş Yeri Dışında Kurulan Sözleşmeler Yönetmeliği” sayesinde network marketing sektörü ile piramit, titan, saadet zinciri, Ponzi gibi yasal olmayan modeller birbirinden ayrılmıştır. Bu konulardaki detayları Network Marketing İle Saadet Zinciri, Ponzi Ve Piramit Sitemlerin Karşılaştırılması- 2 isimli yazımızda inceleyebilirsiniz.

Gelelim işin etiklik boyutuna. Özellikle birbirinin sırtından para kazanmak eleştirisi, network marketing sektöründekiler için sürekli olarak yapılıyor. Bir emlakçının yeni ofisler açarak oraların satışlarına ortak olması ile network marketingde yeni distribütör satışlarından pay almak aynı şeydir. Bir kitap yazdıktan sonra, daha sonraki kitap basımlarından telif ücreti almakla çok benzemektedir.

Bunların yanında işinizin etikliğini sorgulamak için lütfen kendinize şunları sorun:

  • Para kazanamayacak olsaydım da bu ürünleri kullanmak ister miydim?
  • Para kazanamayacak olsaydım da bu ürünleri tavsiye eder miydim?

“Evet, para kazanamayacak olsaydım da yine bu ürünleri kullanır ve faydalı oldukları için tavsiye ederdim” cevabını verebileceğiniz ürünlere sahipseniz ve bu ürünleri üreten şirketin ortağı iseniz o zaman doğru yoldasınız demektir. Kısacası network marketing dürüst, etik, ahlaki ve yasal bir para kazanma aracıdır.

Gelecek, fırsatları bugünden görenlere aittir. Sorularınız ve katkılarınız için sayfanın altındaki yorum bölümünden yada sitemizde bulunan herhangi bir iletişim kanalını kullanarak bizlere çekinmeden yazabilir ve ulaşabilirsiniz. Sağlıcakla kalın…

Bu İçeriği Paylaşın...

Son Yazılar

Son Yorumlar

Yaklaşan Etkinlikler

Son Tweetler