Network Marketingde Başarı Tesadüf Değil, Bir Karardır
İnsanlar network marketinge birbirlerinden çok farklı hayal ve nedenlerle adım atarlar. Oysa hayaller sadece yön gösterir; insanı hedefine ulaştıran, sahadaki somut gerçeklerdir. Dışarıdan bakıldığında bir ürün satışı veya ekip kurma işi gibi görünen Network Marketing, özünde tamamen bir disiplin ve karakter testidir.
Zirveye tırmananlar ile sıradan kalanlar arasındaki temel fark da burada başlar: Başarı; şansın değil, her gün kararlılıkla tekrarlanan doğru eylemlerin sonucudur.
Odaklandığınız şey büyür. Mazeretlerinize, korkularınıza ve rahatınıza odaklanırsanız onları büyütürsünüz; başarınıza, kariyerinize ve kişisel gelişiminize odaklanırsanız ilerlersiniz. Seçim her zaman sizindir.
Zorunluluk İstekleri Yener
Bu sektörde neredeyse herkes başarmayı “ister”. Fakat istek tek başına bir anlam taşımaz. Bir aslan ile ceylanın yarışında genellikle ceylan kazanır. Çünkü aslan sadece öğle yemeğini ister, ceylan ise hayatını kurtarmak zorundadır.
İşte gerçek kırılma noktası burasıdır: “Olsa iyi olur” diyenler ilk engelde pes eder; bu işi hayatını değiştirmek için bir zorunluluk olarak görenler ise durdurulamaz bir irade ve tutarlılıkla sonuca kilitlenir.
Motivasyonu Unutun, Disipline ve Pratiğe Odaklanın
Başarı duygusal dalgalanmalarla inşa edilmez. Motivasyon geçici bir duygu halidir; disiplin ise bilinçli bir karardır. Motivasyon sizi yola çıkarır ama yolda tutan tek şey karardır, yani disiplindir. Thomas Edison’un dediği gibi: “Dehanın %99’u ter, %1’i ilhamdır.” Bu iş, parlak fikirlerden ziyade istikrarlı bir emek ister.
Kendine güven ve cesaret gökten zembille inmez; yapılan hazırlık ve pratikten doğar. Harekete geçmek için “doğru modu” veya “doğru zamanı” beklemek en büyük tuzaktır. Siz yürümeye başladığınızda engeller küçülür, eyleme geçtikçe duygularınız ve inancınız değişir.
Bu işte ilerlemek bir ip cambazının yürüyüşüne benzer. Cambaz geriye dönüp “Vay be, ne kadar yürümüşüm” diye bakarsa dengesini kaybeder ve düşer.
Geçmişin başarılarına veya başarısızlıklarına takılmayı bırakın. Dengenizi korumak için sadece bir sonraki adıma odaklanın. Ne olursa olsun bir sonraki sunuma, bir sonraki takibe, bir sonraki kontağa yönelin. Çünkü bu sizin işiniz ve işinizin mahiyeti de tam olarak bunu gerektiriyor.
Okuma önerisi: Network Marketing Başarısı İçin Altın Kural: Harekete Geçmek
Bedel Ödemeden Zirve Olmaz
Friedrich Nietzsche’nin dediği gibi: “Yaşamak için bir nedeni olan, her türlü nasıla katlanır.” Sahada insanı ayakta tutan şey hedef değil, o hedefe yüklediği anlamdır. Dile söylemesi kolaydır ama bir amaç uğruna bedel ödemeyi reddeden biri, hayatında bir amaç olmasını da reddetmiş demektir.
Zor sınavlar güçlü insanlar yetiştirir. Sahadaki her kazanan yiğidin arkasında görünmeyen bir yara izi, alkışlanmayan saatler ve ödenmiş bir bedel vardır.
Bu süreçte kendi zihninize hakim olmanız gerekir: Aklınız bir bahçedir, düşünceleriniz ise tohum. O bahçede meyve ağaçları da büyütebilirsiniz, ayrık otları da… Tohumda devasa bir ağacı göremiyorsanız, bu işte organizasyon büyütemezsiniz.
Dolayısıyla liderlik, bugünün kısıtlı imkanlarına değil, geleceğin potansiyeline yatırım yapabilmektir.
Kopyalama Gücü: Lider Sahada Ne Yaparsa, Ekip Masada Onu Çoğaltır”
Network Marketing bir ayna oyunudur. Siz ne yapıyorsanız, ekibiniz de onu kopyalar. Siz aramaktan çekinirseniz, ekibiniz tamamen susar. Siz sahada ter dökerseniz, ekibiniz destan yazar.
Bu yüzden liderlik, sadece yol göstermek değil; o yolda yürürken ayak izi bırakmaktır. Ekibinizin ciro üretmesini istiyorsanız önce kendi cironuzu, davet yapmasını istiyorsanız önce kendi davet listenizi masaya koymalısınız.
Çevre ve Sorumluluk
Kendinizi değiştirmenin ve büyütmenin en hızlı yolu, zaman geçirdiğiniz insanları değiştirmektir. Yüksek gelirler elde etmek ve büyük düşünmek istiyorsanız, büyük rakamların ve vizyoner insanların döndüğü masalarda oturmalısınız, o ortamlarda vakit geçirmelisiniz.
Başarı, doğru ekosistemde kök salar. Samimiyetle emek vermek, iyi niyetli olmak ve ekibinizin faydasını önceliklendirmek bu masanın ana kuralıdır.
Doğada kuraklık olduğunda karınca balığı yer; sel geldiğinde ise balık karıncayı… Sabredip doğru hamleleri yapmaya devam ederseniz, zamanı geldiğinde dengeler, mutlaka sizin lehinize döner.
Reddedilmek Bir Ceza Değil, Ticari Bir Vergidir
Bu yolculukta duyacağınız “Hayır” cevapları, şahsınıza yapılmış bir saldırı değildir. Mağazaya giren her müşterinin alışveriş yapmaması nasıl o işletmenin suçu değilse, her adayın “Evet” dememesi de sizin eksikliğiniz değildir.
“Hayır”lar cebinizi dolduracak tecrübeyi, “Evet”ler ise organizasyonunuzu inşa eder. Reddedilme vergisini ödemeyenler, başarının ödülünü asla alamazlar.
Okuma önerisi: Network Marketing’de Duymak İstenmeyen Cevaplar
Ancak unutmayın: Neye layık olduğunuzu düşünüyorsanız ona göre yaşarsınız. Senden başka hiç kimse senin kurtarıcın olamaz.
Zirveye başkalarına görünmek için değil; hayatı ve dünyayı daha geniş bir açıdan görmek, ulaştığınız noktadan başkalarına yol göstermek için çıkın.
Zira;
Korkaklar başlayamaz,
Zayıflar tamamlayamaz,
Vizyonerler ise asla pes etmez.
Yürürsen Yakın, Durursan Uzaktır
Bu okuduklarınız birer teori değil, sahanın sert ve somut gerçekleridir. Bu sektör izleyicileri değil, sahaya inip eyleme geçenleri ödüllendirir.
Şimdi dürüstçe kendinize sorun:
“Ben bu işte gerçekten kendi hikayemi yazmak zorunda mıyım, yoksa tribünde oturup başkalarını alkışlamakla mı yetineceğim?”
Eğer tercihiniz sahada olmaksa; bahaneleri, ertelemeyi ve konfor alanınızı geride bırakın. Yürürseniz hedef yakındır, durursanız sonsuza kadar uzak kalacaktır.
Şimdi odağınızı netleştirin ve kararınızı verin.
Çünkü bu oyun temennide bulunanların değil; karar verip, bedelini ödeyenlerin ve kararlarının arkasında duranların oyunudur.
Sorularınız ve katkılarınız için sayfanın altındaki yorum bölümünden ya da sitemizde bulunan herhangi bir iletişim kanalını kullanarak bizlere çekinmeden yazabilir ve ulaşabilirsiniz.
Gelecek, fırsatları bugünden görebilenlere aittir… Sağlıcakla kalınız…









Harika bir yazı harika bir yol gösterici ifadeler. Başarının yollarını bu yazı ile daha iyi anlıyorsunuz ve klasik ifadelerden kurtuluyorsunuz. Her geçen gün seviyesi yükselen bir eğitim ile karşı karşıyayız….
Herşey için teşekkürler Ender Akgün bey….